. emekliyim.com - Geri Dönüsümün Merkezi: HosumaGidenler
HosumaGidenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HosumaGidenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2024 Çarşamba

ŞAŞI BAK ŞAŞIR


Çocukluk yıllarında keşfettiğimden bu yana hep ilgimi çekmiştir. Şaşı bakıp şaşırmak

Eskiden gazetelerin haftasonu eğlence eklerinde çokca verirlerdi. Kesip biriktirirdim. Bazılarını kaybetmişim ama hala sakladıklarım mevcut. Birkaç gün önce X'te karşıma çıktı bir tanesi, tabii eski hastalığım nüksetti yine. Nette çok güzelleri mevcut. Üstelik çağımız gereği hareketli olanlarda var. Bu çağda VR filan bizde olmadığından ben hala ..... aahhhh neyseee


 



9 Haziran 2022 Perşembe

"Üçüncü Oğul"


9 Haziran İnebolu Şeref ve Kahramanlık Günü 

“Gözüm Sakarya’da Kulağım İnebolu’da”



Salona eli bağlı üç kişi getirildi, sanık sırasına oturtuldular.

Mahkeme başkanı Saruhan milletvekili Mustafa Necati sanıklardan en yaşlısına, ihtiyar köylüye sordu.
-Baba Adın ne?
Dinleyicilerde bir ferahlama görüldü. Demek bu ihtiyarın suçu ötekilerden daha hafifti. Bu yüzden ilk yargılanıyordu. İhtiyar ayağa kalktı.
-Hüsnü
-Baba adı?
-Ramazan
-Nerelisin?
-İnebolu'nun Çatal bucağından.
-Baba, sen askerden kaçan oğlunu evinde saklamış, bir asker kaçağına yataklık etmişsin!
-Tövbe de Reis bey!
-Ben tövbe dedim, sen ne dersin?
İhtiyar köylü başkanın üstelemesinden sıkılmıştı. Elini koynuna sokup yıpranmış, buruşuk iki tomar kağıt çıkardı kürsüye doğru salladı:
-Reis Bey, Reis Bey!.. Şu kafa kağıtlarının içini okusan bana dediğinden utanırsın!..
-Neden ?
-Bu kağıtlar Balkan Harbin'de ve Çanakkalede şehit düşen oğullarımın nüfus kağıtlarıdır. İki arslanını millet için şehit veren baba, üçüncü oğlunu bu ölüm dirim savaşında bir kahbe gibi gizlemez Reis Bey!
Salonda çıt yoktu. Mahkeme üyeleri birbirlerinin yüzüne baktılar.
Şaşkındılar.
İhtiyar birden yamalı mintanını yırttı. Çıplak, ak kıllı göğsü dışarı fırladı.
-Hele gel Reis Bey, yakın gelde şu kalbura dönmüş göğsüme bak! Bu gördüğün yaraları Makedonya'da Bulgar çeteleri ile döğüşürken aldım. Sekiz yıl askerliğim var benim. Kurşun yarasına yara demem. Şehit arslanlarımın yarasıdır bağrımı delen. Benim oğlum askerden kaçsa bile ben saklamam. Bunu böyle bil!
Mustafa Necati Bey sıkıntısını gizleyemeyerek sordu:
-Peki baba. Oğlunu en son ne zaman, nerede gördün?
-En son ilk kar düştüğünde gördüm. Aha şurada, Kastamonu askerlik şubesinin önünde. Ankaraya selametlerken...
-Sonra hiç haber almadın mı?"
İhtiyar duraladı. Bu soruyu beklemediği belliydi. Kuşkulu gözlerle dinleyicilerden yana baktı. Orada birilerinden, birilerinin bir şeyler söylemesinden korkuyordu sanki. Kararsızdı. Bir süre sağına soluna baktı. Sonra tükenmiş bir sesle başkana döndü:
-Diyecem diyecem, emme o itin ipini de ben çekecem!
Başkan gün görmüş geçirmiş bir tavırla sordu:
-Anlat bakalım baba!
-Askerin bazısı Halifecilere kanmış, başıbozuk olmuş dediler. Askerden kaçanları ortalıkta görmüyorduk, emme kulağımıza geliyordu.
Kaçaklar yakalanırım korkusuna evine ocağına gelmezmiş. Kimi dağa çıkıp eşkiyalık edermiş. Kimi de bir kıyıya siner mektup yazıp evden para istermiş. Bir ay önce bana da bir mektup geldi. Muhtar getirdi. Hah dedim, oğlan askerden kaçtı para ister. Benim okumam yazmam yok.
Utancımdan kimseye okutamadım. Muhtar her önüne gelene demiş bana mektup geldiğini. Ele güne bakamaz oldum. Dünyaya kahrettim eve kapandım.
İhtiyar eğildi, bağlı elleriyle yün çorabının arasından katlanmış bir kağıt çıkardı.
-Aha mektup bu!.. Alın okuyun. Nerdeyim diyorsa gidin yakalayın. Asarken de ipini bana çektirin!
Mahkeme başkanı Mustafa Necati kağıdı açtı, okudu. Birden yerinden fırladı, ağlayarak kürsüden indi. İhtiyarın önüne geldi. Boğuk sesiyle hıçkırdı:
-Baba bizi bağışla. Küçük oğlun da İnönü'de şehit düşmüş. Sana gelen mektup askerlik şubesinin şehitlik ilmuhaberiymiş.
İhtiyar elini öpmek isteyen Mustafa Necati Beyi durdurdu:
-VATAN SAĞ OLSUN!.. SİZ ASLANLARIM SAĞ OLUN!...
İhtiyar sessizce ağlamaya başladı. Çıplak ak kıllı göğsü körük gibi inip kalkıyor, kırışık yanaklarından süzülen gözyaşları sakallarının içinde kayboluyordu.
Vatan hainliği suçlamasından kurtulduğuna mı ağlıyordu, son oğlunu da yitirdiğine mi? Kimse anlayamadı...


ALPTEKİN MÜDERRİSOĞLU'NUN "SAKARYA" İSİMLİ KİTABININ ARKA KAPAK YAZISI ŞÖYLE: 


Sakarya, yakın Türk tarihinin bir dönüm noktasıdır. Sakarya zaferi sayesinde, Ankara önlerine ulaşan Yunan ordusu Afyon-Eskişehir çizgisine sürülmüş, Anadolu'da yeşeren on yedi aylık Türk Devleti dünyaya varlığını kabul ettirmiş ve uluslararası alanda ağırlık kazanmıştır. Verilen şehitler, özellikle yerleri doldurulamayan, küçük rütbeli muvazzaf ve yedek subay yitikleri bir yana bırakılırsa; birliklerinin savaş deneyimi ve moralleri arttığından, Türk ordusu Sakarya'dan güçlenerek çıkmıştır denilebilir. Buna karşılık ağır yitikler veren Yunan ordusu, uğradığı moral çöküntüsünden bir türlü kurtulamamış ve bir yıl sonra saldırıya kalkan Türk ordusu önünde bir haftada dağılmış, kurtulabilenler kendilerini ikinci hafta sonunda Ege kıyılarındaki gemilere zor atabilmişlerdir.

Sakarya gibi böylesine büyük bir olay, alışılmış tarih anlatımıyla veya bir kişinin çevresinde gelişen olayları aktarmakla yansıtılamazdı. Sakarya, cephede vuruşanlar kadar savaşçıları desteklemek için cephe gerisinde yoğun bir didinmenin içine giren fakir Anadolu halkının da zaferiydi. 


Yazar Altpekin Müderrisoğlu Sakarya savaşını anlattığı "SAKARYA" kitabında yer alan bir öykü


KAYNAK: T54

17 Ağustos 2021 Salı

AY // Muhteşem Fotolar

 




ALINTI


27 Nisan 2021 Salı

Father (Baba) 2020

 




Sabahladım bu gece; bu filmi izledikten sonra uyku tutmadı. Bir cogumuz hayranız Anthony'e. Bu filmde yine oynamamıs, birebir yaşamış rolünü. Ben genelde film, kitap ve dizi yorumları yapmam, postlarımda kendi el emegi calısmalarım ve yapmaya hevesli olduklarımı paylasırım. Ancak geride kalan ömrümde beni cok etkileyenleri de mutlaka burada günlüğüme yazar gibi paylasırım sizlerle. 1989 yılı Nisan 19'da yitirdigim BABA'm hayatımın mihenk taşıydı. Sırtımızı yasladıgımız dağ deyimini severim. Benim o dağım cok erken gitti hayatımdan. İste bu film ben ve babammısım gibi etkiledi beni. Yasadıklarımız asla aynı degil ama iste eyyy hayat dedirtti. Ben film hakkında yorum yapmayacagım. Yanlıslıkla spoiler iceren bir yayın olmasın ama aldıgı Oscar'lar ile basarısı zaten kanıtlanmıs.




























Father (Baba) , Florian Zeller tarafından2012'de oynadığı Le Père oyununa dayanan ilk yönetmenlik denemesindeortak yazılan ve yönetilenbir 2020 drama filmidir . Bir Fransız-İngiliz ortak yapımı olan filmde Anthony Hopkins , Olivia Colman , Mark Gatiss , Imogen Poots , Rufus Sewell ve Olivia Williams yer alıyor ve ilerleyen hafıza kaybıyla başa çıkması gereken yaşlanan bir adamı konu alıyor.





Baba Poster
Trailer
2:14 | Trailer



9 Mart 2021 Salı

Kastamonu'nun Kanyonları, Pandemiye Rağmen Turist Akınına Uğruyor

 




Kanyonları, şelaleri ve mağaraları ile tanınan Kastamonu'nun 2 bin 500 nüfuslu Pınarbaşı ilçesi, Covid-19 salgınına rağmen turistlerin ilgisini çekiyor.




KAYNAK:NTV

27 Şubat 2021 Cumartesi

Optik Efektli Özel Masa

optik efektli tablolar


lüks yuvarlak masalar



O kadar hosuma gittiki mümkün olsada alsam...

26 Şubat 2021 Cuma

Biblo Gibi Ama Sıcacık Eldivenler


 





Nasıl güzeller dimii? Bu eldivenleri bir satıs sitesinde gördüm. Biblo gibiler  Sadece 40 dolar 









1 Şubat 2021 Pazartesi

Tiflis mi, Bitlis mi ???



Sanırım 86 veya 87 yılıydı. Henüz babam hayattaydı. Bir sabah babam gazete okuyor, ben kahvaltı yapacagım ve annemle sohbetteyim. Kahvaltı yapacagım ama gece gördügüm rüyanın o kadar etkisindeyimki anneme ve babama sordum Tiflis nerede? Cografya bilgilerim iyidir ama bilemedimdi o zamanlar Tiflis neresidir, nerededir. Neyse anne ve babama anlattım. "Rüyamda ucsuz bucaksız dümdüz bir alan var, sarı bir renk hakim o alana ve ben o ortamdaki oldukca yüksek ve dimdik bir dagın tepesinde, bir evin kapı önündeki merdivenlerinde oturuyorum. Ve asagıda gördügüm manzara ise o dümdüzlügün ortasında bir kalabalık bir kargasa. Rüya iste, bir anda kendimi o ortamda buluyorum ama yine aynı sekilde oturuyorum aynı kapı önü merdivenindeki gibi. Sanki bir tas üzerindeyim ve sırtımı bir baska kadına yaslamıs sekildeyim. Yani sırtsırta oturuyoruz. Kadın cok genc, cok özel kıyafetler icinde ve o halde birbirimizin yüzünü görmeden sohbetteyiz. Diyorki bana "evleniyorum Tiflis'e gidiyoruz. Cevremiz acaip kalabalık cok telaşlılar ve bir hurdalık sanki o ortam. Rüyamda bendeki düsünce şu "Tiflis mi dedi Bitlis mi dedi. Tiflis neresi acaba hic duymadım yok yok Bitlis demistir" Ben böyle anneme anlatıp dururken canım babam, birden gazetesini bırakıp TV.nin sesini actı. Dur dur!!! bak Tiflis denmis sana rüyanda. Kulak kesildik tabii habere ücümüzde. Bir tren kazası olmus Tiflis'te. Görüntüler korkunc hurda yıgını ve aynı rüyamdaki gibi. Dahada ilginci yitirilen cok insan dügüne giden aile akrabalar toplulugu. Hepimiz şok olmustuk. Yıllardır hic unutamam Tiflis mi Bitlis mi?

O yıllarda cok rüya görürdüm. Bir cogu anında cıkardı. Ne yazıkki sevindirici degil üzücü olanlar gerceklesirdi. Artık pek uyku uyuyamadıgımdan rüya da göremez oldum. Az önce nette gezintimde Tiflis cıktı karsıma Armut:Com'da, bende gecmise gittim tabii. Tiflis'te cok güzel ama canımm. Gidip gezmek lazım coronasız yarınlara erersek...




26 Ocak 2021 Salı

50 Yıllık En İyilerimi Derledim



 




Dilime, beynime yer etmis yüzbinlerce sarkı,türkü, melodi olsada farkettimki benim icin her zaman ennn iyisi beni en cok etkileyeni "MyWay".  Dün yine dinlerken geldi aklıma.  Hic vazgecemeyecegim, bıkmayacagım ve her dinledigimde etkilenecegim belkide tek parca. Belki en büyük etkisi Frank Sinatra'nın o muhtesem sesidir bilemem!. My Way'den sonra aklıma geldi en sevdiklerimi derleme fikri. Bazı blog dostlarıma ara ara ziyaretlerimde farklı tarzda paylasımlar görmüstüm. Benim düsüncem hani olursa ileride yakın bir gelecekte torunlarım (insallaaaaaah) onlar bloguma gelir bakarlarsa, onlara günlügümü okuyor keyfinide yasatmak istiyorum. Bu arada "BTS" ogluslarımıda acaipp cok seviyorum. Üzüyorlar ogluslarımı onada üzülüyorum.









Ve en sevdigim Dizi Breaking Bad... Belki on kez ilk bölümü izlemisimdir. Neden mi? Aman izlemeye degermi;  degmez yaa deyip diziyi terk etmem. Bir süre sonra kii bu bir süreler arasında yıllar oluyor. Milletin izlemelisin!!! uyarıları ile tekrar izle yine bırak böyle uzun süre bir türlü uyum saglayamadım, merak etmedim, izleme girizgahını yakalayamadım. En son oglumun asırı ısrarı ile basladım. Hayret!!! Daha ilk bölümden keyif alarak diziye baglandım. Oglunun etkisi diyebilirsiniz ama inanın degil. Frekansı zor yakalamak bu, yakalayıncada kopamadım. Tüm sezonları bitirene kadar evimde hayatı aksattım. Hala izlemeyen varsa, cok sey kacırıyorlar, bilin istedim. Bu dizi sayesinde "Better Call Soul"da favori dizilerimden ve sezon beklemedeyim. Alttaki dizi ile ilgili ikinci video, diziden favori parcam. Cok eskilerden cok sevdigim bir sarkıydı. ve dizide mükemmel bir bölümde kullanılmıstı. Bir daha izleyebilirim, izleyecek dizi kalmazsa...








Hayatım boyunca cokkk kitap okudum, severim okumayı. Son yıllar gözbozuklugu nedeniyle eskisi kadar yogun okuyamıyorum maalesef. Grange serileri en keyif aldıklarım. Eski yıllarda Agatha Christie'nin okumadıgım kitabı kalmamıstı. Bir ara Beyaz Dizi hastalıgı, genclik yılları ahh ah. İlk okudugum Resat Nuri ve Calıkusu son okumakta oldugum "ÇANKAYA" Falih Rıfkı Atay.



Gelelim benim icin en önemli olana. Beni en cok etkileyene.  "Schindler'in Listesi" Filmini de izledim ama hep derlerya kitap gibi degil diye tek bir sahne o bölümü yeniden okuyorum etkisi yaptıysada kitap kadar carpmadı.



Cocuklugumdan beri hep dilimde olan "İZMİR'in Daglarında Cicekler Acar" son birkac yıldır dahada etkili hayatımda. Fenerbahce'm le Arena'da bile bagıra bagıra söylemek varya iste o dünyalara bedeldi benim icin. Tünel fobim var maalesef, nefret ediyorum tünellerden ama ogluma ulasmak icin iki uzuuuun tünel var önümüzde ve ben o tünelleri, arabanın müzik ve ses sisteminde kullandıgım flasha attıgım İZMİR marsı esliginde bogazım yırtılırcasına bagıra bagıra söyleyerek geciyorum. Tabii psikolog destegi almam gereken İZMİR hastalıgımıda unutmamak gerek












Neden bilmem Marş ögrenme ezberleme bende bir hoby bir zevk. Önemli bircok marsı ezbere bilirim. Hava Harp okulu marsından tutun, Sivastopol'a kadar. Birde cok sevdigim Mehmet Akif Ersoy'a ait "Çanakkale Sehitleri" siirinin ezberledigim büyük bir kısmını sık sık okumak... Milli duyguları gelistirmek tarihi bilmekle olur. Okul yıllarında okudugumuz tarih yada bize ogretilen tarih eksikmis yarımmıs noksanmıs. Ne zamanki Turgut Özakman'dan Cılgın Türkler'i okudum vayy canına neleri bilmiyormusuz diye düsündüm. En basiti yasadıgım sehirin tarihteki öneminde ne cok bilmediklerim varmıs benim





Evet ara ara böyle postlar hazırlayacagım arkadaslar, en sevdiklerim, etkilendiklerim, hoslandıklarım...  Sevgiyle Kalın





23 Ocak 2021 Cumartesi

Ocak/2021

 Bundan sonra aylık özet gececegim buradan sizlere. Benim icin önem arzedenler ve diger paylasımlarımın yanısıra, burda olmalı burada kalmalı dediklerimden haric ayda bir icimden gecenler ve önemli olanların derlemesi





Evet 2020 o kadar hızlı gecti gittiki ömrümüzden bir yıl bir cırpıda uctu. Birisi Twitter'da yazmıstı. Ocak Subat Mart Corona Corona Corona Kasım Aralık eee aynen öyle valla. 2021 farklı olmayacak sanırım. Ocak ayı bitmek üzere aynı sürec umarım tekrarlanmaz yasamayız yeniden aynı sıkıntıları. Dilerim insanlık adına güzel seyler yasarız bu yıl. 




Evdeki nesemiz ise bizim ufaklık BySanslı. Bir yasında artık beyefendi. Cenesi hic durmuyor. Ne söylesem ögrendigi icin cok dikkatliyiz artık. Cünkü gecenlerde "bi sussan artık" dedi bana. "Fenerbahce" en zorlandıgı ama söylüyor serseri. Koridordan onun oldugu kısma bakmadan gecersem Askımm diye öyle dolgun bir ses ile sesleniyorki korkuyorum bazen.




Gecenlerde karsıma cıktı bu resimde... O kadar hosuma gittiki burada olmalı diye aldım geldim



Ve Mesudumm... Cok Mesut'um. Son yıllarda her Fenerbahce taraftarı gibi dört gözle bekledigim, yaa gelmezse diye streslendigim. Sonunda geldi. Ülkesine, seyircisine kavustu. Tesekkürler KOÇ'um iyiki varsın.




22 Ocak 2021 Cuma

Örgü Örme Sanatının Püf Noktaları Nelerdir?



Örgü örmek bence en rahatlatıcı rehabilite yöntemlerinden biridir. Sahsen ben kendim, yani sahsım olarak örgü islerinde, tığ veya şiş örgü farketmez acaip sekilde relax oluyor, rahatlıyorum. Kitap okumak da öyle diyecegimde; o engin denizlerde yüzmek gibi, sanırım örgünün bir üst asaması. Neler diyorum ben, gecenin 01.30n da post hazırlarsan böyle olur iste. Arkadasım, cok güvenli whatsapp üzerinden atmıs bana, örgü örme sanatının "püf noktalarını" buyrun sizlerde örün ayy okuyun rahatlayın relaxxx 😀👍🙏




Örgü örme sanatının püf noktaları;

1) Önce her ilmekte örebiliyorum diye şükredeceksin.

2) Şiş'in topuzu/ tığın ucu  kadar beyni ve kalbi olmayan ama kolun kadar dili olanları  ilmeklerin içine içine gömeceksin.

3) İçinde ukde kalan cevapları ilmek ilmek dışına dökeceksin.

4) Seni strese sokanların şişin/tığın ucunda oldugunu düşünüp her ilmekte dürteceksin.

5) Dolaşan ipleri  kolay açmak icin  yolmak istedigin kişinin saçı yerine koyacaksın.

6 ) Her biten örgü sonunda kötülüklerle muhatap olmak yerine ne güzel bir sanatla ugraştığın için yine şükredeceksin.

Herkese kolay gelsin 😀💛💙👍





13 Ocak 2021 Çarşamba

Yararlı Faydalı Kullanıslı İpucları

 




Masa yerine spoyler kullanmak.

Piknikte veya yolculukta araba spoyleri masa olarak kullanılabilir. Bir arabanın bagajına oturmadan hemen önce, yapıldığı metalin yeterince güçlü olduğundan emin olun. Her halükarda temiz havada rahatça atıştırmalık bir şeyler atıştırmak için aracınızın spoylerine güvenle içecek ve yiyecek koyabilirsiniz.

2. Emniyet kemeri klipsi

Emniyet kemeri bağlantısından anahtarlık.

Emniyet kemeri bağlantısından anahtarlık.

Emniyet kemeri klipsi orijinal bir anahtarlık olarak kullanılabilir. Böyle orijinal bir fikir, kesinlikle herhangi bir yere anahtar atma eğiliminde olan ve daha sonra onları aramak için çok zaman harcayan sürücülere ve insanlara hitap edecek.


7 Ocak 2021 Perşembe

AKUT'un Düzenledigi Dijital Kampanyada Yerinizi Alın...

 








TBMM'nin kurduğu düzenli ordunun Batı Cephesi'ndeki
ilk başarısı olan Birinci İnönü Zaferi’ni 100 yıl sonra aynı
günlerde coşkuyla anıyoruz.

Siz de düzenlediğimiz dijital kampanyamızda yerinizi alın!









30 Aralık 2020 Çarşamba

2020 ✋👎💀😵😷